|
Sürü Koruma
Davranışı
Ortalama 300 başlık bir koyun sürüsünü korumak için ikisi erkek
biri dişi olmak üzere en az üç yetişkin Kangal köpeğine
gereksinim vardır.Kangallar görevlerini genellikle çobandan
bağımsız olarak yaparlar.Sürüde en az bir dişi Kangalın
bulunması gereklidir.Çünkü dişi köpekler dişi kurtlara karşı
daha duyarlıdır.Analık içgüdüleri nedeniyle koruma duyguları
daha da gelişmiştir.
Asılardan beri sürü koruma görevi yapan Kangal köpeğinde bu
davranış içgüdüseldir.Sürü koruma görevini yaparken farklı
zamanlarda farklı davranış şekilleri gösterirler.Sürü meraya ilk
çıktığı zaman köpekler sürüden biraz uzaklaşıp etrafı kolaçan
ederler.Yaşlı ve deneyimli olanlar arada bir sürüyü kontrol
ederler.Genç ve deneyimsiz olanlar sürüden bira daha fazla
uzaklaşabilirler.Herhangi bir tehlike yoksa,sürü belirli bir
yerde otlamaya başladığında genellikle sürüyü
gözlemleyebilecekleri yüksekçe bir yerde yatarlar.(Rüzgarın
estiği yöne doğru sürünün farklı yerlerinde yatarlar.)Sürü
herhangi nedenle ürkerse,yerlerinden ok gibi fırlarlar,sürüyü
tehdit eden kurt gibi herhangi bir yırtıcı hayvan varsa aynı
hızla onun peşinden koşarlar.Kısa mesafede kurda kim yetişirse
kurdun üstüne atlar (Kurda Çöker) ; Diğerleri de ona yardıma
gelir.Kurda yetişme olayı sık görülen bir durum
değildir.Genellikle kurt kaçar ve köpeklerde bir süre
kovaladıktan sonra sürüye geri dönerler.Bazı köpekler ise inatla
kurdun izini takip edip onu yakalamaya çalışır.Kurt kovalayan
bazı kangalların birkaç gün sonra sürülerine döndükleri
görülmüştür.
Kurtlar genellikle koloni halinde yaşarlar.Dolayısıyla sürüye
grup halinde saldırırlar.Kurdu uzun süre kovalayan
Kangallar,sürüyü savunmasız olarak bırakırlar.Bazı kurtlar
koloniden birini köpekleri peşine takması için
görevlendirir,sonra farklı yönlerden sürüye
saldırırlar.Çobanların bu durumlar için önlem almaları
gerekebilir.Bunlardan biri,köpeklerden bir veya ikisini yanında
bağlı olarak yedekte tutmaktır.Diğer köpekler kurdun peşine
takılıp sürüden uzaklaşınca yedek köpekler devreye girer.Bu gibi
Saldırıları önlemek,çobanın ve köpeklerin deneyimlerine
bağlıdır.Daha önce bütün saldırılara mağruz kalmış köpekler
kurdu bir süre kovaladıktan sonra geri dönüp sürüsünün
çevresinde çark gibi döner ve etrafı araştırırlar.Köpekler geri
dönerken bazen bir veya ikisi takibe devam eder.Sürünün yanına
dönen köpekler,sürüyü tehdit eden herhangi bir tehlike
olmadığını görürse ve hala kurdun peşinde köpek varsa tekrar
kurdun peşine düşerler.Köpeklerin bu davranışı,günün değişik
zamanlarına göre farklılık gösterir.Gündüz ısrarla kovalarken
gece vakti kovalamada fazla ısrarcı olmaz ve sürülerinin başına
çabuk dönerler.
Kurdu ısrarla takip eden Kangallar,saldırıyı püskürtüp kısa süre
sonra sürünün yanına dönen kangallar kadar uzun ömürlü
olmazlar.Bunun iki nedeni vardır:Birincisi,kurt kapanı denilen
tuzağa düşerek kurtlar ; ikincisi,diğer sürülerin köpekleri
tarafından öldürülme olasılıklarının yüksek olmasıdır.Israrcı
kangallar günün birinde kurtların bir davranış şekli olan ve
kurt kapanı adı verilen tuzağa düşüp onlara yem olurlar.Kurt
kapanı;kurtlardan birinin sürüye yanaşıp köpeklerin dikkatini
çekerek kaçması ve peşinden gelen köpeği sürüden uzak bir
yerde,aile fertleri ile pusuya düşürüp öldürmesine denir.
Kangalların diğer sürülerin köpekleri öldürülmesi olayında ise
çobanların rolü büyüktür.Bu çobanlar;kurt kovalarken sürüden
uzaklaşan cesur bir Kangal köpeğine,dönüşte –koruyup kollamaları
gerekirken–kendi köpeklerini saldırttırırlar. Bu ve benzeri
olaylardaki çobanın davranışı,eğitimi ve bilinçli olması ile
ilgilidir.
Kurdu çok uzun süre kovaladıktan sonra öldüren Kangallar da
vardır.Bu uzun takipten sonra kurtlar kurtulsalar da takipte
ısrarlı olan Kangalların koruduğu sürülere ikinci kez
yanaşmazlar.Sürü emniyetini elden bırakmayan ve kurdu kısa bir
süre kovalayıp geri dönen Kangalların sürüleri ise kurt
saldırılarına daha fazla maruz kalırlar.
Kurtlar yavrularını büyütünceye kadar,yerlerini belli etmemek
için,yuvalarının etrafındaki sürülere zarar vermekten
kaçınırlar.Saldırılarını en çok gece ve sabahın erken
saatlerinde yaparlar.Kurt saldırılarının ender görüldüğü gündüz
vakitlerinde Kangallar,yarı uyku halinde dinlenmesi ile harekete
geçerler.Kangallar geceleri daha aktiftir ve sürü yatana kadar
sürekli etrafında dolaşırlar;sürü yattıktan sonrada etrafında
belirli bir konumda yatarlar.
Çoban,gece uyurken sürünün hareketlenmesi halinde uyanık
için,sürü içinden kendine alıştırdığı bir koyunu eline bağlar.
Bu koyuna halk arasında''bağcak koyunu'' denir.Dinlenmekte olan
sürü herhangi bir nedenle hareketlendiğinde bağcak koyunu da
harekete geçerek çobanı uyandırır.Çobanın herhangi bir sebeple
sürüsünün yanında bulunmaması halinde bile,sürü hareket ettiği
zaman,deneyimli ve iyi yetiştirilmiş Kangallar –çoban aramadan–
sürüyle birlikte gider ve sürünün korunmasını sağlamaya
çalışırlar.İyi bir Kangal köpeği şartlar ne olursa olsun sürüyü
asla yalnız bırakmazlar.
Kangallar sürüye yaklaşan yabancı insanlara karşı da sürüyü
korurlar.Yaklaşan bir yabancı gördüklerinde bir araya gelip
havlayarak ona doğru koşarlar ve onu uyararak onu sürüden uzak
tutmaya çalışılar. Çoban müdahale etmez ve yabancı koşarak
kaçarsa köpekler onu kovalar ve yaralanmasına neden
olabilir.Kangallarda bölge koruması ön plandadır.Sürüden uzak
bir mesafeden geçen yabancılara sadece havlayarak varlıklarını
bildirirler.
Sürüde kullanılacak Kangalların kardeş olmalarına özen
gösterilmelidir.Çünkü kardeş birbirlerini daima kollar ve hiç
bir durumda terk etmeler.
Sürüde bulunan Kangallar arasında daima hiyerarşik bir düzen
vardır.En güçlü köpek sürünün lideridir.Doğal şartlarda dişi ile
o çiftleşir.Aralarında kavga çıkan gençlere o müdahale edip
ayırır.Yemek aynı kaptan yenecekse önce o karnını doyurur.
İnsanlara
Karşı Davranış
Kangal köpeği sahibine bağlı,yabancı kişilere tepkilidir.Sorumlu
olduğu bölgeye –insan dahil– hiçbir canlıyı sokmamaya
çalışır.Sahibi yanındayken yabancı kişilere karşı fazla tepki
göstermez.Davranış bozuklukları ve istisnalar hariç hemen
saldırıya geçmez.Yabancı şahsı birkaç kez havlayarak bekler ve
sahibinin komutunu bekler.
Kangal köpeğinin merhamet duygusu gelişmiştir.Normal şartlarda
sahibi ve bakıcısına karşı saldırgan değildir.Savunmasız
kişilere –özellikle kadın ve çocuklara karşı– uysal ve yumuşak
davranır.kangalın iyi huylu olması büyük ölçüde büyüme
dönemindeki yetiştirme şekliyle ilgilidir.İnsanlara ve çevreye
alışması çok küçük yaşlarda başlar.Henüz gözü açılmamış
eniklerin her gün itina ile sevilip okşanması,ileriki yaşlarda
insanlarla daha iyi ilişki kurmalarına yardımcı olur.Yavru
büyürken her aşamada ona sevgi ve şefkat ile
yaklaşılmalı,nelerden hoşlanıp hoşlanılmadığı
belirlenmelidir.Hatta ev ve bahçe ortamlarında yaşayan Kangal
yavrularına belirli zamanlarda radyo ve televizyon
dinletilmesi,onların sosyalleşmelerine yardımcı olur.Ancak tüm
bu sosyalleştirme çalışmalarının bir disiplin içerisinde
yapılmasına dikkat edilmelidir.
Bazı kimseler,bekçilik etmesi için yetiştirilen köpeklerin ıssız
ve karanlık bir yerde dış ortamdan izole edilmiş şekilde
yetiştirilmelerini tavsiye ederler.Bu tavsiyeye göre
yetiştirilen köpeğin daha saldırgan olup daha iyi koruma
yapacağını savunurlar.Halbuki bu şartlarda yetişen bir köpek
yeterince güneş ışığı almadığı için sağlıksız olur.Ayrıca
insanlarla sağlıklı iletişim kurmadığı için korkak ve ürkek
tavırlar sergileyebilir yada aşırı ve hedefsiz saldırganlık
gösterebilir.
Bekçilik için yetiştirilen Kangalın görevi,bulunduğu bölgeye
yabancı kişilerin yaklaşması durumunda,onları havlayarak uyarmak
ve yaklaşmamalarını sağlamaktır.Bekçilik görevi yapan köpekler
için saldırma ve yaralama başvuracakları en son davranış şekli
olmalıdır.İri ve güçlü bir köpek olan Kangalların yanlış
yetiştirilme sonucu saldırganlaşması ve kontrolden çıkarak
amaçsızca etrafa zarar vermesi,hem köpek hem de sahibi için
tehlikeli sonuçlar doğurur.
Kangal,öldürmek için tasarlanmış bir hayvan değildir.Örneğin
pitbull ırkı köpekler gibi öldürmek amacıyla saldırmaz.Bölgesine
giden yabancı bir insana saldırmaya kalktığında bu kişi
hareketsiz durur veya bulunduğu yere oturursa,Kangal bu
davranışı teslimiyet olarak algılar ve sahibi gelene kadar
yabancıyı hareketsiz tutmak için etrafında dolaşır.Bu davranış
biçimi Kangalların insanlara öldürmek amacıyla saldırmadığına
örnektir.Kangal,sahibini ve ailesini koruma görevini yerine
getirirken iyi ve kötü niyetli insanları ayırt etme yeteneğine
sahiptir.Eğer gelen kişinin kötü niyetli olduğuna inanırsa
harekete geçer.Amacı öncellikle düşmanı eyleminden caydırmak ve
uzaklaştırmak aksi takdirde teslim almaktır.Mecbur aldığında
düşmana ciddi zararlar vermekten çekinmez ve bunu yapacak güce
sahiptir.
Çiftleşme
Döneminde Davranış
Dişiler genellikle yılda
iki kez kızgınlık gösterirler.Erkekler ise her zaman çiftleşmeye
hazırdır.Aynı yerde büyütülen kardeşler genellikle
çiftleşmezler.Dişiler sadece proöstrüs kanamaları bittiğinde
erkekle çiftleşmeyi kabul ederler.
Çiftleşme döneminde
Kangallar huzursuz ve saldırgan olurlar.Çiftleşme dönemi doğal
şartlarda,koyun sürüsü yanına gerçekleşirse,dişinin bulunduğu
sürüdeki erkekler ile –kızgın dişinin kokusunu alan– diğer
sürüdeki erkekler arasında kıyasıya bir mücadele başlar.Kavga
eden erkekler arasında ciddi yaralanmalar meydana
geçebilir.Kavgalar sonucu bu tip yaralanmalara müdahale edilmez
ise köpekler ölebilir.Bazen kızgın dişiler erkekleri peşine
takıp sürüden uzaklaştırarak sürüyü korumasız
bırakabilirler.Ayrıca sürüdeki diğer dişilere karşı sert
davranışlarda bulunabilirler.
Kayıtlı bir yetiştirme
için kızgınlık gösteren dişinin daha önceden belirlenen erkek
ile kapalı bir yere konması gerekir.(Yavruların soy kütüğünün
oluşturulması ve olumsuzlukların engellenmesi için) dişi ile
aynı yerde bulunan erkekler aşırı sahiplenme davranışı
gösterirler.Bazı erkekler sahiplerini bile kıskanarak dişiye
yaklaştırmazlar.Bazı dişiler kızgınlık gösterdikleri halde
kapatıldıkları erkekle seçici davranarak çiftleşmeyebilir.
Çiftleşme tamamlandıktan
sonra hayvanları birbirlerine kenetlenerek yaklaşık 15 (on beş)
dakika kalırlar ve daha sonra ayrılırlar.
Analık
Davranışı
Kangal
köpeklerinde –birçok canlıda olduğu gibi– gelişmiş bir analık
yeteneği vardır.Bu yetenek kalıtsal olarak yavrulara geçer.Dişi
damızlık seçimi yapılarak bu özelliği de dikkate almak
gerekir.Analık yeteneği doğum sayısı ile birlikte artar.Aynı ırk
içerisindeki köpeklerde bile analık özelliği farklıdır.İlk
doğumda hiçbir sorun yaşanmasa da bazen tecrübesiz genç dişiler
yavrularının üzerlerine yatarak ezilmelerine neden
olabilirler.Yavruların ezilmesi köpeğin fazla iri olması ile de
ilgilidir.Bazı dişilerde ise analık özelliği çok
yetersizdir.Doğumdan sonra yavrularını kurutmaz ve emzirmekten
çekinir.Böyle durumlarda yavruların kurulanması ve emzirilmesi
için müdahale edilmesi gerekir.Ayrıca ilk doğumlarda
yavrularının ölümüne neden olmaları,bu dişilerin sonraki
doğumlarında da benzer davranışları sürdürecekleri anlamına
gelmez.
Kangallar
genellikle yavrularına karşı şevkatli ve koruyucu olmalarına
rağmen kendilerine verilen –özellikle et ve kemik türü–
yiyecekleri yavrularından bile kıskanabilirler.Ayrıca emzirme
döneminin sonlarına doğru yavruların büyüyen diş ve
tırnaklarından rahatsız olan analar,yavrulara hırlayıp bazen de
uyarı anlamında ısırabilirler.Bu tip olayları engellemek için
anaya,istediği zaman yavrulardan uzaklaşabileceği bir alan
sağlanması; yiyeceğinin yavrularının erişemeyeceği bir yerde
verilmesi ve doğum bölmelerine,yavruların belli bir yaşa gelene
kadar içinden çıkamayacakları engeller yapılmasında yarar
vardır.
Dişi
Kangallar yaban hayatta yaşayan bir çok hayvanda da görüldüğü
gibi mide içeriklerinin yavrularının önüne kusup onları
beslemeye çalışırlar.Bu davranış genellikle yavruların büyüdüğü
ve ana sütünün yetmediği zamanlarda görülür.
Doğum yapmış
dişi,diğer köpeklere ve yabancı insanlara karşı
serttir.Özellikle doğumu takip eden ilk günler,sahibine ve
birlikte yaşadığı köpeklere bile sert davranabilir.Bu davranış
yavrularına zarar gelmediğini gördüğünde zamanla azalır.
Beslenme
Davranışı
Doğadaki tüm
canlılar yaşamlarını sürdürmek için beslenmek
zorundadır.Dolayısıyla yiyecek için hem diğer türlerle hem de
kendi türündeki bireylerle mücadele içindedir.Bu doğal davranıl
köpeklerde yiyeceklerini kıskanma şeklinde ortaya çıkar.Yavru
iken gerekli eğitimi alamayan köpekler bu davranışlarını hayat
boyu sürdürürler.
Etobur olan
köpekler et ve kemik gibi yiyecekleri diğer yiyeceklerden daha
çok sahiplenir ve kıskanırlar.Yal ve ekmek gibi yiyecekleri
sorun çıkarmadan beraber yiyebildikleri halde et ve kemik gibi
yiyecekleri aynı kaptan yemeleri hemen hemen imkansızdır.Kangal
yetiştiricisi için olumsuz sayılabilecek bu davranış,Köpek yavru
iken eğitilerek önlenebilir.Bunun için yetiştiricinin yavrulara
et ve kemik gibi yiyeceklerin eliyle vermesi ve bazen de
yavrunun ağzından bu yiyecekleri çıkarıp alması gerekir.
Günlük
yiyeceklerin her gün aynı saatte verilmesinde yarar
vardır.Özellikle sürü halinde yaşayan köpekler,verilen
yiyecekleri çabuk tüketmeye çalışırlar.Tüketemediklerini de daha
sonra yemek üzere gömerler.Evde veya bahçede tek olarak yaşayan
köpeklerde çok hızlı yemek tüketme alışkanlığı görülmese de
artan yiyecekleri saklama alışkanlığı devam eder.Verilen
yiyecekler karışım halinde ise yemeğe önce et ve kemik gibi
lezzetli yiyeceklerden başlar.Kangallar enerjilerini çok iyi
kullandıkları için iri cüsseli olmaların rağmen fazla besin
tüketmezler. |