Editörümüz tarafından seçilen resimler
Kangal Köpeği tarihçesi
Kangal köpeğinin kökeni hakkında farklı görüşler ortaya atılmıştır.Bu konu ile ilgili olarak ortaya atılan 4 görüş aşağıda sıralanmıştır.
Bazı araştırmacılar tarafından Kangal köpeğinin Avrupa kökenli olduğu söylenmektedir.Bu görüşe göre,Orta Avrupa halklarından olan Keltlerin Galatlar kolu,MÖ 3 bin yılında Balkanlardan Anadolu'ya gelmiştir.Yanlarında getirdikleri iri yapılı köpeklerin Kangalların atası olduğu ileri sürülmektedir.Orta Avrupa kökenli olan Galatlar,Anadolu'da Ankara–Corum yöresinde,Galatia'yı kurmuşlardır.MÖ 1000(bin) yılında Bizansların Anadolu'ya egemen olmalarıyla Galatların hakimiyeti sona ermiştir.Galatların dahil olduğu kentlerin devamı olan halkların halen yaşadıkları Alp dağları çevresindekileri Fransa İspanya gibi ülkelerde Kangala benzeyen köpeklerin bulunmaması nedeni ile bu görüş zayıf bir görüş olarak değerlendirilmektedir.
Bazı araştırmacılar,çoban köpeklerinin ve dolayısıyla Kangalın kökeninin Mezopotamya bölgesi olduğu görüşündedir.Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan ve bugün Irak olarak bilinen bu bölgede Babil,Asur,Sümer ve Akad gibi uygarlıklar yaşamıştır.Arkeolojik kazılar,Bu çağlara ait duvarlar ve madeni eşyalar üzerinde köpek figurlerine rastlandığını bildirmektedirler.Ayrıca bazı bilim adamları Mezopotamya'yı köpeğin ilk evcilleştirildiği yer olarak kabul etmektedir.Bazı araştırmacılara göre Kangal köpeğinin vücut yapısı ve fiziksel özellikleri itibarıyla Mezopotamya'dan tamamen farklı iklime sahip Anadolu bozkırında yaşaması mümkün değildir.Bu görüşün doğruluğu tartışılır.Çünkü –bütün hayvanlarda olduğu gibi– köpeklerin yaşadığı bölgeden farklı yerlere götürüldüklerinde,zamanla götürüldükleri bölgenin şartlarına adapte olmak için yapısal farklılıklar gösterdikleri bilimsel bir gerçektir.Ayrıca insan eliyle yapılan seleksiyon ve yetiştirilme metotlarının uygulanması sonucunda da ırk özelliklerinde değişiklikler meydana gelmektedir.Bu konu ile ilgli daha fazla araştırmaya gereksinim vardır.
Diğer bir görüş de Kangalların Anadolu'ya ait bir ırk olmadığıdır.Bu görüşü benimseyenler,tezlerini iki noktaya dayandırmaktadır.:Birincisi,Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarının aksine Hitit,Urartu,Lidya,Roma ve Bizans gibi Anadolu medeniyetlerine ait arkeolojik çalışmalarda at,boğa,geyik,keçi,aslan ve yılan gibi hayvanların kabartma figurlerine rastlandığı halde koyun ve köpeğe ait resim,kabartma ve figurlere rastlanmamasıdır.İkincisi,Türklerin Anadolu'ya yerleşmelerinden önce bu bölgede yaşayan insanların;daha çok ticaret,el sanatları ve balıkçılık ile uğraşmış olmalarıdır.Bu insanlar tarım için sığır;et,süt ve kıllardan yararlanmak için keçi yetiştirmişler,koyun yetiştiriciliği yapmadıkları için çoban köpeklerine ihtiyaç duymamışlardır.Bu görüşün doğru olup olmadığı tartışılır.Çünkü bugünkü evcil koyunların köken aldığı muflon,Arkal ve Argali gibi yaban koyunlarının. Anavatanı bu bölgelerdir.Günümüzde hala ,Konya bölgesinde koruma altında olan yabani koyun varlığı mevcuttur.Ayrıca koyunun evcilleştirildiği en önemli bölgelerden biri Batı Asya'dır.Batı Asya'da uzun kuyruklu koyunlar geliştirilmiş ve buradan Avrupa ve Afrika'ya götürülmüştür.Ayrıca MÖ 500 lerde Küçük Asya güzel yünlü koyunu ile ünlü olmuş ve Yunan şehirlerinden Milet ve Sardis yün ticaretinin merkezi haline gelmiştir.Bu koyun Mezopotamya yünlü koyunundan gelmekte olup Merinos koyununun öncüsüdür.Tüm bu bilgilerin ışığında düşünülecek olursa,o dönemlerde Anadolu'da koyunun olmaması mümkün değildir.Diğer taraftan kurt ve ayı ile birlikte leopar,pars ve sırtlan gibi yırtıcıların yaşamış olduğu Anadolu'da insanlar –iddia edildiği gibi –sadece sığır ve keçi yetiştirmiş olsalar bile bunları koruyacak köpeklerinin olmadığını düşünmek de doğru değildir.
Son zamanlarda ki bazı yayınlarda,Kangalın Orta Asya'dan Anadolu'ya getirildiği ve daha önce Anadolu'da bir çoban köpeğinin olmadığı ileri sürülmektedir.Bu görüşün temeli,–Anadolu'da yaşayan Türklerin atası sayılan– Oğuz boylarının,anavatanları olan Orta Asya'da yaşadıkları dönemde,en büyük geçim kaynaklarının küçükbaş hayvan yetiştiriciliği olduğu ve sürülerinin yırtıcı hayvanlara karşı korunmasında köpeklerin kullanıldığı mantığa dayanmaktadır.İlhanlıların Anadolu Valisi''Türk Emir Çoban'',Türkmen beyi''Köpekoğlu'',''İt Barak Han'' gibi Türk büyüklerinin;Karakoyunlu,Akkoyunlu ve Karaman gibi birçok Türk Beyliği ve aşiretinin köpek ve koyun adları ile anılması bu görüş savunulurken örnek olarak gösterilmektedir.Orta Asya'daki Türklerin en önemli geçim kaynaklarının koyunculuk olduğu doğrudur.Ancak iddia edildiği gibi koyunun sadece Orta Asya'da bulunup Anadolu'da bulunmadığı fikri yanlıştır.Türklerin Anadolu'ya göç ederken koyunları,keçileri,çoban köpekleri ve tazılarıyla birlikte geldikleri gerçeğe akla yatkındır.Ancak bugün,Türklerin anavatanı sayılan Orta Asya'da Kangal Köpeğine benzer kara başlı bir köpek ırkının olmaması düşündürücüdür.Kangal Köpeğinin Avrupa kökenli olduğu görüşü,bugün Avrupa'da Kangal benzeri bir Köpeğin olmamasına dayanarak çürütülmeye çalışılmaktadır ki,Aynı şey Orta Asya tezi için de geçerli olmalıdır.
Tüm dünyada tanınmış bir Türkmen köpeği olan Alabai (Orta Asya Çoban Köpeği ) köpeğinin vücut yapısı Kangal köpeğine benzese de rengi süt beyazdan simsiyah renge kadar değişik tonlarda olabilmektedir.Ancak son yıllarda Kangallarla ilgili yazılarda gerçek göz ardı edilip Türkiye'de bulunan değişik renklerde ki çoban köpekleri melez olarak nitelendirilmektedir.Acaba Türklerle birlikte Orta Asya'dan gelen ve Avrupa'daki köpek ırkları ile karışmayan Türkmen çoban köpekleri bunlar mıdır ? Diğer bir husus,Orta Asya'daki tüm köpeklerin kuyruk ve kulaklarının çok küçük yaşta kesilmesidir.Gelenek ve göreneklerine sıkıca bağlı olan Türk toplulukları acaba bu geleneği neden Anadolu'da devam ettirmemişlerdir ? Bu da Anadolu'da varolan diğer toplulukların bir etkisi olduğunun göstergesidir.
Bize göre Kangal köpeğinin,Türklerle Anadolu'ya gelip–Mezopotamya uygarlıklarınca savaş ve koruma köpeği olarak kullanılmıştır–bugünkü mastifi andıran köpeklerle karışarak,uzun süre seleksi yon ve çevre şartlarının etkisiyle günümüzdeki şeklini almış olasılığı yüksektir.Yakın gelecekte,Genetik çalışmaların bu konuya açıklık getireceği sanılmaktadır.
Bundan sonra kökeni ne olursa olsun,varolan bu biyolojik devrim ırk özelliğinin korunması ve geleneksel işlevini sürdürmesine katkıda bulunulması konuları ön planda tutulmalıdır.Dünya da Kangal köpeği hala ayrı bir ırk olarak tanınmazken köken ve ad ve tartışmaları ile zaman kaybedilmemelidir.
Kaval ve Kangal Köpeği sesleri
Bakımı, sağlığı, beslenmesi ve diğer konular hakkında..

Uzman VETERİNER

Yılmaz TOPRAK
İrtibat için
GSM : 0 536 512 12 95
İş     : 0 346 457 18 44

 

 

 
Menü
» Ana sayfa
» Ziyaretçi defteri
» İletişim ve Sipariş
» Kangal hakkında
» Kangal köpeği beslenmesi
» Kangal köpeği bakımı
» Kangal köpeği tarihçesi
» Irk özellikleri
» Kurt ve Kangal köpekleri
» Davranış özellikleri
Resim galerisi
» Duvar-kagitlari
» Festival-1
» Festival-2
» Festival-3
» Festival-4
» Festival-5
» Festival-6
» Galeri-1
» Galeri-2
» Galeri-3
» Galeri-4
» Galeri-5
» Galeri-6
Copyright © 2008 Kangal köpekleri telif takları Hüseyin TOPRAK'a aittir. İrtibat tel no : 0 505 571 98 40 - 0 539 317 63 65

Tavsiye ettiklerimiz : sohbet chat yonja sohbet muhabbet sohbet chat Siteleridir.